Edebiyatsız Medeniyet olmaz

Manşet 1. Sayı — Kasım 2025

Ruhun Bayramı

Ruhun Bayramı

Dinlenmiş bir beden ve berrak bir zihinle geleceğe yönelmek, bayramların en değerli kazanımlarından biridir. Bu bakış açısı, hem bugünü hem de yarını umutla karşılamanın kapısını aralar. Umudun ışığıyla ruhi huzuru hissetmek, insanı daha üretken, daha çalışkan ve daha dengeli kılar.

Tabiat ve sessizlik, birbirini tamamlayan iki unsur olarak insan hayatında özel bir yere sahiptir. Sessizlik, bireyin kendi iç dünyasının sesini duymasına imkân tanırken; tabiat, hayatın anlamını, sürekliliğini ve tazeliğini hatırlatır. Bu iki unsur birleştiğinde, insan hem içsel huzuru hem de dışsal canlılığı aynı anda tecrübe eder.

Zihinsel dinginlik, modern hayatın hızında kaybolmamak için en güçlü araçlardan biridir. Stresle baş etmeyi kolaylaştırır, odaklanmayı artırır ve ruh sağlığını korur. Düzenli farkındalık çalışmaları ve doğayla temas, bu dinginliği gündelik yaşama taşımayı mümkün kılar.

Hayatımızdaki dinginlik, insanın zihnini ve ruhunu yeniden dengeye getiren en güçlü deneyimlerden biridir. Kuş sesleri, rüzgârın yapraklarda oluşturduğu hafif uğultu ve toprağın kokusu, zihni “şimdi”ye çeker. Bu ortamda düşünceler yavaşlar, kaygılar azalır ve birey yaşamın doğal ritmine uyum sağlar. Bayramlar, bu hâli hatırlatan önemli vesilelerdir.

Sessizlik, düşüncelere alan açan ve yeni keşiflere kapı aralayan derin bir zenginliktir. Günün ve çağın yorgunluklarından sıyrılmak, sessizliğin içinde yeniden doğmak gibidir. Bu anlarda zihnin karmaşası azalır, kalbin sesi duyulur ve insan kendini daha geniş, daha aydınlık bir geleceğe doğru akarken bulur.

Sessizlik, zihnin yüzeydeki gürültüyü aşarak daha derin düşüncelere ulaşmasını sağlar. Yeni fikirler sessizliğin boşluğunda filizlenir; günün yorgunluklarını siler, içsel huzuru geri getirir. Sessizlikte zaman yavaşlar, birey anda kalmayı öğrenir. Sessizlik, geleceğe dair umutlu ve berrak bir bakış açısıdır.

Gece sessizliği, insanın kendi iç dünyasına dönmesine imkân tanırken; doğadaki sessizlik, evrenin ritmini ve yaşamın bütünlüğünü hissettirir. Bu birliktelik, ruh ve bedenin ayrılmaz bir bütünlüğünü oluşturur. İnsan, hem kendini hem de tüm yaratılanı anlamaya bu yolla yaklaşır.

Ruhsal bütünlük, olgunlaşmanın ve dünyaya farklı perspektiflerden bakabilmenin ufuk çizgisidir. Bu çizgiye yönelmek, ruhu tazeler, bireyi yeniler ve yarınlara umutla bakmayı sağlar.

En güzel bayram, huzur, barış, kardeşlik ve insanlık adına geleceğe umutla bakabilmektir. Allah’a adanmışlık, teslimiyet ve iyi bir Müslüman olabilmek; mazlumların umudu, sabahı bekleyen beyaz bir yelkenliyle insanlık sahiline açılmaktır.

Bayramlarımızın, her türlü zorluğa karşı mücadele azmiyle bir sabaha ve umuda açılan yürek denizi olmasını temenni ederim. Kurban bilinciyle donanan İbrahim’in inancı ve İsmail’in teslimiyetiyle hayata ve geleceğe bakabilmemiz dileğiyle...

“Ey Rabbim! Halk yılda bir kez kurban keser senin için; 

Ama ben, her gün, her saat, her dakika senin kurbanınım.”  (Fuzuli)  diyebilenlerden eylesin Rabbimiz hepimizi.


Arif Altunbaş

Arif Altunbaş

– Hayatın İçinden Bir Kalem 1954 yılının Aralık ayında, Manisa’nın Ahmetli kazasına bağlı Tatar Ocağı (Ataköy) köyünde dünyaya gelen Arif Altunbaş, yedi kardeşin beşincisi olarak köyünün bereketli topraklarında büyüdü. İlk öğrenimini köy okulunda tamamladıktan sonra Uşak İmam Hatip Lisesi’nde orta ve lise eğitimini sürdürdü. Ardından Ankara Aydınlık Evler Lisesi fark derslerini vererek ikinci bir lise diploması kazandı. Gençlik yıllarında azmi, mücadeleci yaratılışı ve çalışkanlığıyla Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi’ne girdi; 1974–1978 yılları arasında Yönetim ve Spor Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yılları ve sonrasında, İslami gençlik hareketlerinin içinde aktif bir rol üstlendi. Milli Türk Talebe Birliği Spor Kolu Başkanlığı, Ankara Yeni Mahalle MTTTB Başkanlığı, Akıncılar Teşkilatı Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye İmam Hatip Liseleri Mezunları Federasyonu Genel Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Bu dönemde kalemiyle de öne çıktı; Milli Gazete, Yeni Devir, Mavera, Edebiyat ve daha birçok dergide yazıları, makaleleri ve şiirleri yayımlandı. 1980 darbesi sonrası yurtdışına çıkmak zorunda kalan Altunbaş, 1986’da vatandaşlıktan çıkarıldı ve tam 25 yıl boyunca vatansız yaşadı. Bu yıllar boyunca Avrupa’da Müslüman gençlik çalışmalarına öncülük etti; arkadaşlarıyla birlikte Yorum Dergisi’ni çıkardı. Almanya’da Avrupa Milli Görüş Teşkilatı Avrupa İslamcı Gençlik Genel Başkanlığı görevinde bulundu. Avusturya’da öğretmenlik sınavını kazanarak Viyana’da sekiz yıl boyunca İslam Dini öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda Pedagoji Akademisi, Doğu Dilleri ve Sosyoloji Fakültesi derslerine iştirak ederek akademik birikimini zenginleştirdi. 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yapan Altunbaş, 2013 yılından bu yana Haber7 sitesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazıları ve şiirleri Akıncılar Dergisi ile Edebiyat ve Medeniyet dergilerinde yayımlanmaktadır. Bugün Balıkesir’de yaşayan Arif Altunbaş’ın yayımlanmış beş kitabı ve üzerinde çalıştığı yeni eserleri vardır. Onun kalemi, , gençlik yılları ve hareketlerinin coşkusunu, sürgün yıllarının hüznünü İslami düşünce ve edebiyatın derinliklerini bir araya getirerek okurlarına hem şahsi bir yolculuk hem de toplumsal bir hafıza sunmaktadır.

Tüm yazılarını gör →

Yazarın Kitapları

Okur Yorumları

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi çekebilir