AYRILIK DİKENİ
Ey ayrılık dikeni! her zaman göğsüme saplanma
Ey gönül! Yüz zulüm gelse ondan; gözüne başkasını alma.
Bin bela yüklensen ey can! Yine yardan ayrılma.
Olsa da yüz bin canım, al ey hicran! Lakin beni ayırma,
Yarimi benden ayrı, beni ondan ayrı kılma.
Hayatı:
Ali Şîr Nevâî'nin hayatı, edebi kişiliği, devlet adamlığı ve menşei bu çalışmanın ana konularıdır. Ali Şîr Nevâî ortaçağ tarihçilerinin genel kabulüyle "Türk Asrı" kabul edilen XV. yüzyılın en önemli aktivisti ve fikir adamıdır.
Türk dilinin ilk ve en büyük temsilcisi olan Kaşgârlı Mahmud 'un (ö. 495/1102) Dîvânû Lûğât-it-Türk'ten sonraki, Türk Edebiyâtının hiç şüphesiz en önemli eseri Nevâî'nin kaleme aldığı "Muhâkemetu'l Lugâteyn"'dir. Bu eser çalışmamızda da ayrı bir konu başlığı olarak ele alınmıştır. Ali Şîr Nevâî "zu'l lisâneyn, yani hem Farsça hem de Türkçe eserler veren iki dilli bir şâîrdir.
Farsça yazdığı eserlerde "Fârsi"; Türkçe yazdığı eserlerde "Nevâî" mahlasını kullanmıştır. Bu özelliği ile yaşadığı döneme damgasını vurmuş ve "Nevâî Dili" tarzıyla "Herât Ekolü"'nün yanında yeni bir ekol yaratmıştır.
Ali Şîr Nevâî'nin hiç evlenmemiş olması, yufka yürekli ve merhâmetli kişiliği ile insani yönü öne çıkarılmış, insan ilişkileri muhâkeme edilerek incelenmiştir. En yakın arkadaşı ve dönemin sultanı Hüseyin Baykara ve hocası ünlü İrânlı mutasavvıf Molla Câmî ile olan münâsebetleri onun Türk Dünya tarihine Ali Şîr Nevâî olarak damga vurmasındaki önemli unsurlar olarak irdelenmiştir.
Son olarak yaşadığı dönemde Türkistan'ın ve Osmanlı Devleti'nin genel durumu izâhât edilmeye çalışılmış, Ali Şîr Nevâî'nin Osmanlı Edebiyâtı üzerindeki etkisi ve Türk şairlerinin kendisi için yazdığı nazirelere dikkat çekilmiştir.