Manşet 5. Sayı — Kasım 2026

Çakallar Cumhuriyeti

 Çakallar Cumhuriyeti

Yaşlı aslan ölünce meydanı boş bulan çakallar kendilerini bölgenin tek Kralı ilan ederler. Kimse bu saçmalığı kabul etmeye yanaşmaz. Ama çakallar bölgenin tek hakimi olmaya kararlıdır. Herkes geceleri uyuyup istirahat ederken onlar sabaha kadar eylenirler, içerler, kafa bulur gelecek günler için aslanın düşmanlarıyla sinsi plan ve programlar yaparlar.

Karanlıkta yaptıkları planlar alavere dalavereden ibarettir. Tek amaçları ne yapıp yapıp  bütün maharetlerini sergileyerek ülkeye hakim olmaktır.

Tüm hayvanları emirleri altına alabilmek için ortalığa korku salarlar. Yeni yetişen genç aslanlar tarafından yaşam alanlarının tehdit edildiğini bahane ederek herkesi ayaklanmaya teşvik ederler

Bunun için yalan haberler üretirler, iftiralarda bulunurlar. Ülkenin hakimi aslanlara karşı hakaretler, küfürler eder ve hayvanları aslanlar ailesine karşı kışkırtırlar. Tüm ormandaki hayvanların kendileri gibi düşünmelerini, hareket etmelerini sağlamak amacıyla her yerde terör estirip bir korku cumhuriyeti oluşturmaya çalışırlar.

Gözyaşı, kan, kin ve terör her yere hakim olunca hedeflerine ulaşacağını zannederler. Ama gerçek amaçlarını herkesten saklarlar. Gündüzleri herkes gibi, geceleri fitne çıkarmanın planlarıyla meşgul olurlar.

Bürün emellerine ulaşabilmek için her yerde yalan ve iftira eşliğinde anarşi ve terör estirerek hayvanları organize ederek aslanlara karşı bir darbe yapmayı planlarlar.

Önce işe kendi hem cinslerini bir araya toplamaktan başlarlar. Ezenden, ezilenden, devrimden devirenden, sınıflardan, açlıktan karnı içine geçmişlerden, tokluktan göbeğini kaşıyanlardan bahsederek hayvanları etkilemeye çalışırlar. 

Ne kadar işsiz güçsüz, ipsiz sapsız, aylak aylak dolaşan, çok konuşan ve çok iş yapmayan, çok eleştiren ve çok üretmeyen hayvan varsa onların kapılarını çalarlar ve kendileriyle birlikte hareket etmezlerse aslanın kendilerine yaşam hakkı tanımayacağını söylerler.

Çakalların kara propagandaları etkisine giren

Aslanın Krallığına bir son vermez isek bu ormanda atalarımızdan bize miras kalan tüm kazanımlarımızı ve birinci sınıf vatandaş olma haklarımızı kaybedeceğiz diye herkesi korkuturlar.

Hatta bu amaçlarına ulaşabilmek için kısa adı İP olan ipsizler partisi, kısa adı CHP olan Cumhuriyetle Harp Partisi gibi organizelerle bu vasıtalarla hedeflerine ulaşmak isterler.

Bir ara hayvanlar alemine tepeden inme darbelerle hakim olurlar. Aslanların Krallığına baş kaldıran bu çakallar yönetimi ellerine geçirince hayvanlara yapmadıkları zulüm ve işkence kalmaz.O ülkede asmadıkları, kesmedikleri, korkutmadıkları, yıldırmadıkları, sindirmedikleri kimseyi bırakmazlar.Bütün ülkede baştan başa zulüm kol gezer. 

Önceleri Kralın zulmünden bahsede bahsede bitiremeyen çakallar yasama, yürütme ve yargı erkini hakimiyetleri altına alınca topluma zulüm etmede sınır tanımazlar. Kendilerini haşa Allahın yerine bile koyarak Allahın yarattıkları varlıklar için koyduğu kanunları, düzenlemeleri, sistem ve kuralları kaldırır yerine kendi kanunlarını koyarlar.

Yeryüzü böyle bir zulüm görmemiştir. Böyle bir dik başlılık ve isyan görmemiştir. Ülkenin yönetimini tamamen ellerine alan Çakallar diktatörlüklerini ilan ederler. Zaten baskı ve terör altında inleyen hayvanlar seslerini çıkaramaz ve çakalların bütün baskı ve terörlerine boyun eğmek mecburiyetinde kalırlar.

Bu zulüm Moğol istilasından da beter bir beladır. Hayvanlar aleminin tüm kadim değerlerini reddeder, tüm ahlak ve maneviyat ölçülerini tahrip eder, tüm insanlık ölçülerini ayaklar altına alır.

Hayvanlar hayvan olduklarına, analarından doğduklarına pişman olurlar. Çünkü yaşadıkları hayat hayat değildir. Kendi ülkelerinde bir anda yabancı ve köle muamelesi görürler. Horlanırlar, küçümsenirler, alaya alınırlar, hayvan yerine konulmazlar.

Tüm hakları ve hukukları çakalların iki dudakları arasından çıkacak kelimelere bağlıdır. Köleliğin bile bir hukukunun olduğu bu dünyada onların hukuku çakallar diktatörlüğünün egemenlerine katıksız itaatten geçmektedir.

Bölgedeki hayvanlar için çakallar cumhuriyetinde geçen her dakika hayatla ölüm arasında gidip gelen bir cehennem halini alır.

Bütün dünyada diktatörlük rejimleri altında yaşamak, yaşamamak gibi, yaşamamak gibi bir yaşamaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okur Yorumları

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi çekebilir